Araştırma

Sessiz Kanatlar ve Hakikat Arayışı

Hatırlarsanız bir önceki yazımızda denizin derinliklerindeydik. Şimdi ise bambaşka bir yere gidiyoruz: Geceye. Gökyüzünde sessizce süzülen, fark edilmeden avlanan bir kuşun izini süreceğiz. Baykuşların…

Baykuşların uzunlukları yaklaşık 13-70 cm arasında seyrederken, kanat açıklıkları da 0,3-2 metre arasındadır. En büyük baykuşun ağırlığı takribi 1,4 kilogram iken en küçük baykuş türünün ağırlığı ise 50 gramdan daha azdır. Anlayacağınız Allah Teala bu kuşu yaratırken çok çeşitli ve bir o kadar farklı özelliklerle donanmış biçimde yaratmıştır.

Şimdi hazırsanız bu ilginç özelliklere bakalım ve ne kadar düşünsek de Allah’ın kudretini idrak etmekten aciz kalacağımızı fark edelim. Baykuşlar dünyanın en büyüleyici ve gizemli yırtıcılarından bir tanesidir. Antarktika hariç dünyanın her kıtasında yaşayabilen 200’den fazla baykuş türü mevcut. En fazla baykuş türünün yaşadığı kıta ise Asya’dır. Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da vahşi doğada yalnızca 19 baykuş türü yaşar. %90 gece aktif olup gece avlanan bu yırtıcılar avlanma konusunda diğer akrabaları olan kuş türlerinden ayrılırlar.

Örnek vermek gerekirse şahinler hızına, kartallar gücüne, akbabalardan bahsetmiyorum bile (onlar zaten leşçil) güvenirken bizim bu gizemli dostlarımız ise gizliliklerine güvenirler. Bir yerde bir şahin ya da kartal varsa onu hemen fark ederiz ancak bir baykuşu fark etmek o kadar da kolay olmaz. Bunun sebeplerinden birisi baykuş türlerinin çoğunun uçarken hiç ses çıkarmamasıdır. Bu da onları hayalet avcılara çevirir. Bildiğimiz üzere ses titreşme sonucu ortaya çıkar. Ancak baykuş kanatları bu titreşmeye ne kadar uygun olsa da asla ses çıkarmaz.

Bunun sebebi ise baykuşların kanatlarını oluşturan tüylerin diğer kuşların aksine özel bir yapıya sahip olmasıdır. Bu da onların kanatlarından çıkacak sesi önemli ölçüde azaltılır. Baykuşları hayalet avcı yapan bir diğer özellik ise bu kuşların işitme gücünün gözün göremeyeceği noktalarda (kabaca bahsetmek gerekirse yarasa misali) akustiği kullanarak avlarını bulmalarıdır. Zaten fark etmişseniz kafa yapıları diğer hiçbir kuşa benzemez. Bunun sebebi ise Allah Teala’nın onları sese daha duyarlı yaratmasıdır.

Yüz yapıları akustik bir alana sahip olup sesin dağılımını daha sağlıklı bir şekilde yapar. İşin duymalarından ibaret olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Baykuşlar aynı zamanda duyma yetileri ile yarışacak bir görme yetisine sahiptirler. Ancak her avantaj beraberinde bir dezavantajı da getirir. Zira baykuşların bu inanılmaz görme yetileri sadece uzak mesafeler için geçerli iken yakın mesafede bu böyle değildir. Zira baykuşlar yakını aşırı bulanık görürler. Avladıkları canlıları ve benzeri besinleri ayırt etmek içinse gagalarında ve pençelerinde bulunan ince tüylerden yardım alırlar. Baykuşlar hakkında ilginç durumlardan biri de ne kadar acımasız gelse de baykuşların bazı durumlarda yavrulardan yalnızca en güçlü olanı beslemesidir.

Gece, yalnızca karanlık değildir. Gece, insanın iç âlemidir. Baykuş o karanlıkta görür, duyar, yönünü bulur. İnsan ise çoğu zaman ışıkta bile kendini kaybeder. Belki de asıl mesele gökyüzünde bir baykuşu görmek değil, kendi içimizdeki sessizliği duyabilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir