İNSANOĞLU
Ey insanoğlu nedir sendeki bu hırsı dünya?
Seni Yaradanı bilip bir secde etmez misin!
Kurduğun onca hayal boşa gidecek bilmezsin
De, mizanı hatırlayıp hiç boyun eğmez misin!
Kuşu, kanadı uçurmaz; aç eri aş doyurmaz;
Eti bıçak doğramaz, sen bunları bilmez misin?
Gönlü, sesler cezbetmez;
kalpler, onsuz tatmin olmaz!
Tutuşup zikrullah ile yanıp erimez misin?
Kulak verip Rahman’a, sükutu dinlemez misin,
Mecalis-i zikre varıp rahmet dilenmez misin?
Ol Maşuk’un muhabbeti hoş gelmez mi ki sana,
Aşk oduna tutuşup da sen kendinden geçmezsin!
Nere varacak bu zulüm, daha kaç can gidecek!
Müslüman canlar ölürken hiç can çekişmez misin?
Alemi İslam bir gün zalime galip gelecek!
Bunu düşünüp, sevinip bayram etmez misin?
Ömrünün baharını içki, kumarda geçirdin.
Din gününü düşünüp takatten çekilmez misin?
Bezm-i Elest’in ahdini hayasızca çiğnedin,
Hakk’ın huzurunda gayrı af dileyecek misin?
Gerçi seni hapsetmiş Rabb’in dünya nimetleri.
Sen rızayı gözetip Sırat’ı yürüyemezsin!
Şu yalan dünyanın, geçici zevkü sefasını
Terk edip, ebedi saltanata değişmez misin?
Ey Ademî, nedir bu küskünlüğünün sebebi?
Yoksa, sen nimeti vereni hatırlamaz mısın?
Yetmez mi kula bir bardak suyla birkaç leblebi,
İki gözü verenden çekinip utanmaz mısın?
Kendine gel, toparlan, önünde uzunca yol var.
Haddini aştın amma hatanın telafisi var!
Müslümana müjde var, havf ve recâ arasında
Rahman’ın rahmet sıfatının bir tecellisi var
