YÂR
Bir ateş tutuştu sevda bahçesinde
Adına yar dediler gönül evinde
Divanı kurup karar aldı yarenler
Peşine gidip Yâr’in oldular bende
Sahi bu ateş acep varır mı akla
Ya da akıl, hanesin açar mı Yâr’e
Desem ki bu yangından kendini sakla
Kabuk tutup derman arar mı bu yare
Aşkta vuslat bulmak-çün dalar mı bahre
Sakınır mı yoksa kendini bu nardan
Hasret erdirir dedim visal-ı
Yâr’e Aşkı-çün bir dem geçemezmi ki hardan
Kulak vermedi akıl gönlün derdine
Sararmış benze derman olmadı bir an
Hem saygı duymadı hiç Yâr’in bendine
Yâr ceza verdi akla gönlü kırmadan
Gayrı gönül erleri biçerdi akıl
İşinden hiçte vicdanı sızlamadan
Razı gelmedi hem Hallâc nidasından
Kafir dedi erlere hal anlamadan
Akıl işte Mim’i de defnetti
Şin’e Hiç düşünmeden alınır diye sine
Bir Yunus Emre’yi bıraktı geride
Kâsım’dan aldı İbretini belki de
İşte böyledir aklın aşk hikayesi
Ne gönül bıraktı ne de can kendine
Varamadı Yâr’e akıl denilesi
Ne Yâr’e bıraktı aşk ne de gönlüne
O kadar denemişti gönül aslında
Şu ateşten bir katre payın al diye
Lakin yüzemedi o aşk deryasında
Belki de tek canından geçmesin diye
BEKİR YAVAŞ
